Ekonomi

Bolu Yeniçağa'da yaklaşık 120 yıllık bakkalı dört kuşaktır aynı aile işletiyor

Bolu'nun Yeniçağa ilçesine bağlı Eskiçağa köyünde yaklaşık 120 yıllık bakkal, dört kuşaktır aynı aile tarafından işletiliyor. Son 10 yılda köydeki hane sayısı 15'e kadar düşse de 60 yaşındaki İbrahim Ertan dükkanı açık tutarak hem köy halkına hem yoldan geçenlere hizmet veriyor.

19 Ekim 20263 dk okuma0 yorum
Bolu Yeniçağa'da yaklaşık 120 yıllık bakkalı dört kuşaktır aynı aile işletiyor
Haberi dinle
Özet hazır
Reklam Alanı · 728×90

ZAFER GÖDER/İSMAİL KABASAKAL

- Bolu'nun Yeniçağa ilçesinde yaklaşık 120 yıllık bakkalı dört kuşaktır işleten aile, köyün nüfusu azalsa da az sayıdaki haneye ve yoldan geçenlere hizmet vererek zamana direniyor.Eskiçağa köyü sakini 60 yaşındaki İbrahim Ertan, Osmanlı döneminde büyük dedesi Hafız Muharrem Efendi tarafından açılan, ardından sırasıyla dedesi Seyit Ali ve babası Hikmet Ertan tarafından işletilen bakkalı açık tutarak aile mirasına sahip çıkıyor.Kurulduğu günden bu yana aynı yerde hizmet veren tarihi dükkan, nostaljik görünümünün yanı sıra raflarında bulundurduğu çeşitli ürünlerle de dikkati çekiyor.

Bakkalda gıdadan züccaciyeye, hırdavattan giyim eşyasına ve yöresel lezzetlere kadar birçok ürün satılıyor.Son 10 yılda köydeki hane sayısı 15'e kadar düşse de duvarları kerpiçten, kepenkleri ahşaptan olan ata mirası dükkanı işleten Ertan, komşularına ve daha çok da yoldan geçenlere hizmet veriyor.Ertan, AA muhabirine, bakkalın Osmanlı Padişahı Sultan Mehmed Reşad dönemine uzanan yaklaşık 120 yıllık geçmişe sahip olduğunu söyledi.Sülale mirasını gururla sürdürdüğünü dile getiren Ertan, "Hafız Muharrem dedemizden beri devam ediyor.

Hafız Muharrem kurucusu. İkincisi oğlu Seyit Ali, üçüncüsü de babam Hikmet Ertan. Ben dördüncü kuşak olarak dükkanın başındayım.

Dükkan aynı yerinde, 120 yıldır hiç değişmedi." diye konuştu.Ertan, eskiden köyün kalabalık olduğuna işaret ederek, "Benim çocukluğumda çoluk çocuk çoktu köyümüzde. O zamanlar çocuk oyuncağı, at gibi oyuncaklar da satardık. Köyümüz kalabalıktı ancak aşağı yukarı 10 senedir köyde boşalma oldu.

Önceleri köy halkı alışveriş yapardı, şimdi genelde yoldan gelip geçen yabancılar uğruyor." dedi."Oğlum emekli olabilirse beşinci kuşak olarak devam ettirecek"Bakkalda aranan her şeyin bulunabileceğini belirten Ertan, şöyle devam etti: "Eskiden kil de tuz da zeytinyağı da her şey açıkta satılırdı. Sonradan ambalajlı ürünlere geçildi.

Reklam Alanı · Yazı İçi 300×250

Dükkana gelip de bir şeyi bulamayacak müşteri aşağı yukarı yoktur. İhtiyacı karşılayacak her şey var. Şeker, un, çay, yağ, pirinç, bulgur, bakliyat hepsini bulunduruyoruz.

Lüks var, iğne iplik var. İspirto sorsalar ispirto var. Yani 'yok' diye bir şey yok.

Çorap var, şapka var, yumak var, kemere kadar var. Ayrıca kozalak reçeli, ıhlamur, tarhana, bal gibi yöresel ürünlerimiz de bulunuyor."Ertan, bakkaldan elde ettiği gelirle 3 çocuğunu okuttuğunu dile getirerek, "Ayakta kaldığım müddetçe bayramımız, tatilimiz yok, devamlı açığız. Cumartesimiz, pazarımız, bayramımız yok.

Hastalık, ölüm olmadıktan sonra sürekli açığız. Ata yadigarı dükkanımızın devamlı açık kalabilmesi için her gün sabah açıyoruz, akşam kapatıyoruz. Bu düzeni böyle devam ettiriyoruz.

Ömrümüz elverdiği müddetçe devam edeceğiz. Rahmetli babam da 85 yaşında vefat edene kadar devam etti. Benim oğlum da emekli olabilirse beşinci kuşak olarak o devam ettirecek.

Niyeti de var." ifadesini kullandı.Köy sakinlerinin dışında gelen müşterilerin bakkalı çok beğendiğini anlatan Ertan, "Gelenler hep 'Eskiyi hatırladık. Eski köy bakkallarını siz yaşatıyorsunuz.' diyor. Çok memnun oluyorlar." dedi.

#Güncel#Haberler
İlginizi Çekebilir
Yorumlar (0)
0/500

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.